Promo Song of the Day
Alegal
play lo-fi play hi-fi Poppin'
Advertisement
» go to the music page for more
play lo-fi play hi-fi  SeDuDeYi
play lo-fi play hi-fi  Dön Bana (come back to me)
play lo-fi play hi-fi  Aramak
play lo-fi play hi-fi  Duy da Dön
Okul arkadaþlarýydýk. GÜ Basýn Yayýn Yüksek Okulu bizi bir araya getirdi. Beraber müzik yapmaya taa o zamanlar baþladýk. 1981'de yani. Sizin anlayacaðýnýz köprünün altýndan çok sular aktý. Þimdi, müzik ikinci belki de üçüncü planda. Artýk koskoca yönetmenleriz. Napalým? Geçim dünyasý. Gelelim müzike. Besteler yapýyoruz. Bitmiyorlar. Çoðu sevgi üzerine, bir o kadarý da yaþanýlan topluma eleþtiri. Sesimizi duyurmaya çalýþmýyoruz. Sadece kendimiz olmak için tüm bu uðraþ.
Why this name?
Dilin ve sözcüklerin oluþtuðu dönemlerde insanoðlunun, ayýrdýna vardýðý kavramlarý ifade etmek için, önceleri tek heceli sözcükler seslendirmeye baþladýðý, zaman içinde farkýna vardýðý olgu ve kavramlar arttýkça, bu kavramlar arasýnda kurduklarý benzerlik iliþkilerini ifade için de ayný ses kökünden türeyen benzer sözcüler yarattýðý düþünülür.

Ýþte bu zamanlarda, insaný etkileyen ama nasýl etkilediði çözümlenemeyen, var olduklarý saptanamasa bile en azýndan varlýklarýna inanýlan doðaüstü etkilere de isimler vermeye baþlamýþlar. Bu süreç içerisinde seslerin ahengi ve ritmiyle insaný etkileyen "müzik" ve yine uygulanmasý sýrasýnda seslere baþvurulan "büyü" de kavramlaþtýrýldý insanoðlu tarafýndan. Türkçedeki karþýlýðý, Arapçadan "musiki" sözcüðünün girmesiyle unutulan müzikle beraber, büyü Öztürkçedeki halini (bügü) korudu ve büyü sözcüðü dilimizdeki varlýðýný sürdürdü. Bununla beraber, büyü araçlarýndan birisi olan ve musiki sözcüðüyle ses benzerliði bakýmýndan neredeyse birebir örtüþen "muska" kavramý da yine Arapçadan dilimize aktarýldý. Batý dillerinde "MaGiC" olarak geçen büyü ile yine "MuSiC" olarak geçen büyü arasýndaki ses benzeþimi de yadsýnamaz. Týpký "þiir" sözcüðüyle "sihir" sözcüðü arasýndaki gibi bir benzeþim sözkonusudur. Taa, doða güçlerine tapýnýlan zamanlarda þamanlarýn müzik eþliðinde dans ederek büyü yapýp, insanýn evrenini etkilemeye çalýþtýklarý gibi bugün de herhangibir müzik eseri küçük içsel evrenlerimizi akýlalmaz bir biçimde etkileyebiliyor. Ýþte bu farkýndalýk, bu siteyi hazýrlayan ikilinin oluþturduðu müzik grubuna,
büyünün somutlaþtýrýlmýþ hali olan
MUSKA
ismini yakýþtýrmasýna neden oldu.

Do you play live?
Canlý çalmýyoruz uzun zamandýr. Geçim derdi aðýr basýnca müzik, içimizde kalan duygularýmýzý ifade etmeye yarayan bir araç olarak gölgemiz gibi gezdi bizimle.
How, do you think, does the internet (or mp3) change the music industry?
Müzik endüstrisinin kanlý çarklarýna bir alternatiftir internet paylaþýmý. 1980 lerde kopan gitar telimiz yerine saz teli takýyorduk. Þimdi herkes evinde basit kullanýmlý bilgisayar programlarýyla içindeki müziði dýþa vurabiliyor. Kendi CD ni evde hazýrlayýp piyasaya veya internete sürebilme gücü var. Þimdi tek gerekli olan azimli ve sevdalý olmak.
Would you sign a record contract with a major label?
Hayýr.
Band History:
Muska’nýn isim babasý Hakan, baktý ki bu böyle olmayacak, yapýlan bütün çalýþmalar boþa gidecek, baþýndan beri isim yakýþtýrmakta güçlük çektiðimiz müzikal gruba öyle bir ad verelim ki uðurlu gelsin diyerek Muska adýný önerdi. Olur dedi herkes. Çalýþma hayatý dolayýsýyla araya uzun kilometreler girince, müziðin yaþamýmýzdaki önem yeri aþaðýlara inmiþti. Eþlerimiz, iþlerimiz ve zam dönemlerindeki yüzdeler daha önem kazanmýþtý. Geçmiþimizden kopmamak için kitap bir can simidiydi. Ortak ilgi alaný olarak canlý kalan baðlantý ucuydu. Artýk telefon ve internet konuþmalarýnda "bugün beste yaptýn mý?" veya "þu yeni çalýþmalarýmý bir dinle bakalým" yerine "bugünlerde hangi kitabý okuyorsun?" sözleri aðýrlýk kazanmýþtý. Birbirimize gaz vermek de iþe yaramýyordu.
Sonra birden geçmiþimizin, onca emeðimizin, ellerimizin ve gözlerimizin arasýndan kayýp gittiðini gördük. Birþeyler yapmalýydýk. Ne son dakikada mutlaka yetiþen Amerikan Süvarileri, ne Superman, ne de Hýzýr bizi kurtarabilirdi. Bizi ancak biz kurtarabilirdik. Kendi kendimizin kahramaný olmalýydýk.
Hayatýn akýþý içinde müziðe az yer ayýrabiliyorduk, ama belki sesimizi duyurabilirsek birilerine , önümüzde hayatýmýzý müziðe yönlendirecek bir yol açýlabilirdi. Tek sorun þiþedeki mesajýn bir kýyýya ulaþmasýydý.
Ýþte internet gibi yaygýn bir iletiþim aracýný kullanmaya o zaman karar verdik ve kendimize bu sayfayý hazýrladýk ve bu bilgisayar denizine eski-kirli yeþil bir þarap þiþesi içine koyduðumuz Muska’yý attýk.
Rasgele…


Your influences?
Beatles, Mazhar Fuat Özkan, Simon&Garfunkel, Queen, Pink Floyd, Hardal
Favorite spot?
Ýstanbul
Equipment used:
Hakan:
Hohner-Strat kasa 3 manyetikli elekro.
Yamaki Gül aðacý Akustik Gitar
Baðlama
Kabak Kemane
Korg X5
Bilgisayar
Muhtelif miktar kablo, birkaç mikrofon, kulaklýk, bilgisayar masasý, Amerikan makam koltuðu, Kaset, CD çalar, gývýr ve zývýr...

Teoman
Korg 01 W
Washburn X Series 3 manyetikli elekro
Washburn D10SCE cutaway elektroakustik
Korg A5 Performance Gitar Pedal Set
Tascam 644 PortaStiduo 4 track, 16 kanal mikser, midi tetiklemeli
Alesis RA-100 Referance power amfi
JBL Control-1 Monitör
Bilgisayar
Shure SM-58 Beta Mikrofon
Muhtelif miktar kablo, jack, kýrýk kulaklýklar, kalem havya seti (?), kullanýlamayan sample CDler, yüzlerce müzik dergisi, hasarlý bir zilciyan zili, çoban flütü, tef, parmak zili, castanyet, kaset ve CD çalar, el yapýmý kabinler ve yýðýnlarca lüzumsuz parça...
Anything else...?
Bizimle ilgili azýcýk daha ayrýntýlý bilgi için:
www.muska.4t.com